-
Mehmet Ali DEMİR
Tarih: 06-05-2026 19:02:00
Güncelleme: 06-05-2026 19:02:00
Gece çöker…
Meriç kıyısında rüzgar ağır ağır dolaşır. Sonra bir ateş yükselir karanlığın içinden. O ateş, insanın içindeki eski zamanı uyandırır. İşte Kakava budur. Bir eğlenceden çok daha derin, çok daha eski bir hafızanın yeniden dile gelişidir.
Roman çocuklarının kahkahası, yaşlı kadınların sessiz duaları, kemanın iç yakan sesi ve ateşin kıvılcımları birbirine karışır o gece. Çünkü Kakava, toprağı unutmuş insanın yeniden doğaya dönüşüdür.
Kızılbaş inancında ateş kutsaldır. Ateş, korkunun değil hakikatin simgesidir. İnsan ateşin üstünden atlarken kötü kaderini, acısını, yılgınlığını geride bıraktığına inanır. Roman halkı da yüzyıllardır Kakava ateşinin çevresinde sürgünlerini, yok sayılmışlığını ve hayata tutunma inadını taşır.
Ezilen halkların birbirine benzeyen bir dili vardır.
Bir Roman kemanıyla bir Dersim deyişinin aynı yarayı taşıması boşuna değildir.
Kakava gecesi insanlar dileklerini suya bırakır. Çünkü su hafızadır. Nehirler, insanların sustuğu yerde konuşur. Meriç’in kıyısına bırakılan her dilek aslında daha adil bir dünya özlemidir.
Bugün insan betonun içinde kayboldu. Şehirler büyüdü ama yürekler küçüldü. Sofralar çoğaldı ama paylaşmak eksildi. Oysa Kakava’da insanlar aynı ateşin çevresinde yeniden “can” olur. Kimsenin kimseye üstün olmadığı eski zamanların hatırası canlanır.
Kızılbaş yolunda “rızalık” vardır.
Roman kültüründe ise paylaşmanın neşesi…
Kakava, bu iki kadim ruhun aynı ateşte birbirine selam vermesidir.
Bazıları Kakava’yı turistik bir görüntüye indirgemek ister. Oysa Kakava; yoksulların, dışlananların, göç yollarında yorulan halkların hafızasıdır. Ateşin etrafında dönen insanlar aslında şunu haykırır:
“Biz hala buradayız.”
Ve belki de bu yüzden Kakava ateşi insanı derinden sarsar. Çünkü o ateş, modern dünyanın unutturduğu şeyi hatırlatır:
İnsan, doğadan koparsa ruhunu da kaybeder.
Gece sonunda ateş küle döner.
Ama bazı küllerin altında hala kor vardır.
İşte Kakava, o közün adıdır.
Mehmet Ali Demir
- Gerçeğin Peşinden Gitmek mi, Kalabalığın Peşine Takılmak mı?
- 33 Yıldır Aynı Yerdeyiz: Yolun Adına Konuşanlar, Yolun Kendisine Ne Yaptı?
- Asimilasyonun Sessiz Zaferi
- İnsan Bir Süre Sonra Düşmanından Saklanmak İçin Taktığı Maskeyi Kendi Yüzü Sanmaya Başlar
- İç Cephe'nin Ardındaki Plan
- Demokrasiyi Tasfiye Eden İttifak: Barrack'ın Monarşi Hayali, Erdoğan'ın Rejimi ve Kılıçdaroğlu Çevresinin Tarihi Sorumluluğu
- Çorum 1980: Unutulmayan Acı, Hesabı Verilmeyen Tarih
- Alevi Hareketi Ruhunu Nasıl Kaybetti?
- Saray Kazanır, Halk Kaybeder
- Ocu da Değilim, Bucu da; Düzenin Karşısında İnsanım
- Alevilik kitaplardan önce insanın yüzüne yazılmış bir yoldur
- Graz Seçimi 2026: KPÖ Neden Yeniden Güçlü Şekilde Desteklenmeli?