içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi

12 Mart 1995…
İstanbul’un emekçi mahallelerinden biri olan Gazi’de akşamın karanlığı çökerken, dört kahvehane ve bir pastaneye sıkılan kurşunlarla birlikte karanlık bir plan devreye sokuldu. O gece hedef alınan bir mekan değildi; hedef alınan, Alevi inancı, yoksul emekçilerin dayanışması ve özgürlükten yana duran devrimci iradeydi. Kurşunlar camları kırdı, insanların hayatlarını parçaladı; fakat o kurşunlar halkı susturamadı.

Gazi Mahallesi Anadolu’nun yoksul köylerinden kopup gelen işçilerin, sürgün edilen Kürtlerin, Madımak’ın ateşinden kaçan Alevilerin ve hayatın kıyısına itilmiş emekçilerin kurduğu bir yaşam alanıydı. Bu mahalle sıradan bir yerleşim değildi; ortak acının, dayanışmanın ve birlikte direnmenin öğrenildiği bir toplumsal hafızaydı.

Bu nedenle Gazi’ye sıkılan kurşunlar tesadüf değildi. 1990’lı yıllar Türkiye’de faili meçhul cinayetlerin, köy boşaltmaların, işkencelerin ve karanlık operasyonların yoğunlaştığı yıllardı. Devletin derin yapıları yükselen toplumsal muhalefeti bastırmak, emekçi mahallelerinde korku yaratmak ve direniş damarını kırmak istiyordu.

Ancak Gazi’de beklenen olmadı. İnsanlar korkuyla evlerine çekilmedi. Mahallenin sokakları kısa sürede yüzlerce, binlerce insanla doldu. Anneler, gençler, işçiler, öğrenciler omuz omuza yürüdü. Günler süren direniş boyunca Gazi’nin dar sokakları halkın iradesine tanıklık etti.

Bu direniş büyük bir bedel taşıdı. Gazi ve Ümraniye’de 23 insan hayatını kaybetti. Her biri emekçi halkın içinden çıkan, yaşam mücadelesi veren insanlardı. Fakat bazı ölümler vardır ki toprağa gömülmez; halkın belleğinde yaşamaya devam eder.

Gazi Direnişi Türkiye’nin yakın tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. O günlerde yaşananlar, halkın birlikte hareket ettiğinde korku duvarlarını nasıl yıkabileceğini gösterdi. Aynı zamanda karanlık devlet politikalarının teşhir edildiği bir moment olarak tarihe geçti.

Kızılbaş öğretisinde güçlü bir söz vardır: “Zulme rıza zulümdür.”
Gazi halkı bu sözü söylemekle kalmadı; sokaklarda direnerek tarihe yazdı.

Bugün yıllar geçmiş olsa da Gazi’nin hafızası hala canlıdır. O direniş, bir mahallenin onurunu savunduğu an olarak Türkiye’nin toplumsal tarihinde yerini koruyor.

Gazi, karanlığın içinden yükselen bir halk iradesinin adıdır.
Acıyla, kayıplarla ama en çok da direnişin onuruyla yazılmış bir tarihtir.

Yaşamını yitirenlerin anısına saygıyla…

Mehmet Ali Demir

Bu yazı 4146 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum