içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Vali ve askerlere askeri darbe dönemlerini aratacak yetki!

AKP iktidarının OHAL yerine getirdiği “Terörle mücadelede yeni yasal düzenlemeler” olarak adlandırılan yasa düzenlemeleri Meclis'ten geçti. 23 maddeden oluşan düzenlemeler, valilerin görev ve yetkilerinden, gösteri yürüyüşlerinin yapılma şartlarına kadar pek çok alanda kalıcı düzenlemeyi kapsıyor. Muhalefetin tepkisi OHAL’in üç yıl boyunca olağanlaştığı yönünde.

Vali ve askerlere askeri darbe dönemlerini aratacak yetki!

Peki bu düzenlemeler Türkiye'de neleri, nasıl değiştirecek? Yeni düzenlemeye göre valiler, ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlayabilecek. Bu sınırlama için belirlenen süre ise en fazla 15 gün.

 

Valilere verilen diğer yetkiler arasındaysa belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını, araçların seyirlerini düzenlemek ve yasaklamak var. Valiler ayrıca artık silah ve merminin taşınmasını da yasaklayabilecek.

 

Eski düzenlemede valilerin atabileceği adımlar sadece 'şehirlerde huzur ve güvenliğin sağlanması için gereken karar ve tedbirleri alabilirler' şeklinde ifade ediliyordu ve bu tedbirlerinin ne olduğu açıklanmıyordu.

 

BBC Türkçe’de yer alan habere göre valilerin hali hazırda şehirdeki herhangi bir toplantıyı erteleme ya da yasaklama yetkisi bulunuyor. Ancak bu düzenleme mevcut durumdan farklı olarak, valilerin 'kişiler' özelinde kısıtlama kararı almasının önünü açıyor.

 

HDP kanun teklifinin ilgili kısmına, "Bir bölgeye toptan ve/veya kısmi giriş yasağının söz konusu olması Güney Afrika'daki Apartheid rejimi pratiğini akla getirmektedir" diyerek muhalefet şerhi düştü.

 

Yeni değişikliklerle hakimlere ya da mahalli bölgedeki kolluk kuvveti idaresine, askeri mahalde sivillere önleme araması yapabilme yetkisi veriliyor.

Daha önce böyle bir yetki söz konusu değildi. Bundan sonra askeri mahallerde, hakim kararı olsun ya da olmasın, 'gecikmesinde sakınca bulunan hallerde' askeri birlik komutanının yazılı emri ile kişilerin üstü, araçları, özel evrakları ve eşyası aranabilecek.

 

Değişikliğin gerekçesi, 'askeri mahallerde oluşabilecek tehlikenin veya suçun önlenmesi için önleme araması yapılmasına ihtiyaç duyulması' olarak gösteriliyor.

 

Mahkeme kararı olmaksızın üst, eşya ve araç aramasında yetkinin idari yetkiliye verilmesi ise tartışma yaratıyor ve Anayasa'nın kuvvetler ayrılığı ilkesiyle çeliştiği ifade ediliyor.

 

Askerin görevli olduğu mahallerde yargı kararı aranmaksızın arama yapılmasının kişi hak ve özgürlüklerini ortadan kaldırabileceği tartışılıyor.

Ayrıca Anayasa'nın özel hayatın gizliliğini düzenleyen ve temel ve hak ve hürriyetleri düzenleyen maddelerine de aykırılık teşkil ettiği ifade ediliyor.

Mevcut düzenlemeye göre açık alanlardaki toplantı ve yürüyüşler güneş batana kadar, kapalı yerlerdeki toplantılar ise saat 24.00'e kadar yapılabiliyordu.

 

Ayrıca toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma şartları 'kamu düzenini ve genel asayişi bozmamak ve vatandaşların günlük yaşamanı zorlaştırmamak' olarak belirleniyordu.

 

Yeni düzenlemeyle, toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılabilmesi için 'gündelik yaşamın zorlaştırılmaması' şartını kaldırarak, 'gündelik yaşamın aşırı ve katlanılmaz derecede zorlaştırılmaması' şartını getirdi.

 

‘Toplantı ve yürüyüşün güneş batmadan önce dağılması gerektiği' ifadesini ise, 'güneşin batışından bir saat sonra yani gece vaktinin başlamasıyla dağılacak şekilde' ifadesiyle değiştirdi.

 

Yeni düzenlemeyle Cumhurbaşkanı'na hakaret gibi aslında Türk Ceza Kanunu'nda tarif edilen ve cezası belli olan suçlar da seferberlik ve savaş ilanı hallerinde işlenen suçlar kapsamında ayrıca değerlendirilecek.

 

Eski düzenlemeye göre sıkıyönetimin ilan edildiği bölgelerde belirtilen suçları işleyenler, bölgede yetkili kılınan komutan tarafından askeri mahkemelerde yargılanıyordu.

 

Savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi, ayaklanma olması veya vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten ve dıştan tehlikeye düşüren davranışların ortaya çıkması hallerinde, Cumhurbaşkanı genel veya kısmi seferberlik ilanına karar verir.

 

İdari makamlar tarafından, bölgede yetkili kılınan komutan tarafından kovuşturma yapılmasına izin verilmediği takdirde ise kişiler hakkında özel kanunlara göre işlem yapılacak.

 

Bu değişiklikler özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu illeri açısından 'kısmi seferberlik' ilanın çeşitli hak ihlallerine yol açabileceği eleştirilerine neden oluyor.

 

Sıkıyönetime dair maddeler kaldırılsa bile, bölgede sıkıyönetimi de aşan yaptırımların eklendiği ifade ediliyor.

Hali hazırda TCK'da tanımı ve cezası belli olan suçların bu maddeye de eklenmesi, OHAL uygulamasının bazı bölgelerde fiili olarak devam edebileceği şeklinde okunuyor.

 

Meclis'ten geçen 23 maddelik bu kanun teklifinin, birkaç gün içerisinde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından onaylanması bekleniyor.

Okuyucu Tepkileri

Bu habere tepkinizi seçin

0 tepki

Bir emojiye dokunarak tepkinizi paylaşabilirsiniz.

Tarih: 26-07-2018

FACEBOOK YORUM
Yorum