Uzmanlar yorumluyor: ‘Denetlenemez bir otorite düzen
Türkiye, 24 Haziran seçimleri ile parlamenter sisteme veda ederken ‘tek adam’ eleştirilerine yol açan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yoluna devam ediyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün (9 Temmuz 2018) bir yemin töreni ile bir nevi başkanlık anlamına da gelen yeni rejimin startını resmen vermiş olacak.
Yeni sistemde Türkiye'de daha önce hiçbir liderin sahip olmadığı yetkilere kavuşacak.
Yeni sistemi DW Türkçe’e Aram Ekin Duran’a değerlendiren uzmanlar, kaygı mesajları iletiyor.
Yeni sistemle Cumhurbaşkanı Erdoğan hem yürütmenin başı olacak hem de Meclis dışından seçeceği bakanlar ile ülkeyi Saray'dan yönetecek. Eski sistemde Bakanlar Kurulu'nda olan kararname çıkarma yetkisi de Cumhurbaşkanı'na geçecek.
Yine başta Anayasal yargı kurumları olmak üzere üst düzey bürokratlar da Saray'dan atanacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Saray'da kurduğu 16 bakanlık, 9 kurul ve 4 ofis ile ülkeyi yönetecek.
Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Kıdemli Uzmanı Prof. Ersin Kalaycıoğlu, sistemin tam olarak ne şekilde değişeceğinin henüz net olmadığını belirtiyor. "Bugüne kadar açıklanan sistem yalnızca bir fikir olarak bizimle tartışıldı” diyen Kalaycıoğlu, “Dolayısıyla kamuoyu da akademik dünya da fazla bir ayrıntı bilmiyor" ifadesini kullanıyor.
Türkiye'deki sistemin otokratik yönlerine dikkat çeken Prof. Kalaycıoğlu, "Gerek ABD başkanlığında gerekse Fransa yarı başkanlığında çok güçlü sosyal kuvvetler var, orta sınıf var. Bizde böyle orta sınıf yok. Bu nedenle bizdeki başkanlık sistemi, ABD ve Fransa'daki gibi olmayacak" diyor.
Türkiye'deki sistemde Erdoğan'ın hazırladığı kararnamelerin gücüne dikkat çeken Kalaycıoğlu, mevcut durumda bağımsız ve tarafsız bir yargının etkinliği altında çalışan bir başkanlık sisteminin Türkiye için 'neredeyse imkansız' olduğunu sözlerine ekliyor.
Prof. Doğu Ergil ise, Erdoğan'ın nasıl bir başkan olacağına toplumun karar vereceğini söylüyor. Hem parlamenter rejimlerde hem de başkanlık sistemi ile yönetilen ülkelerde demokrasinin işleyebileceğini, ancak bunun için kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü, tarafsız yargı gibi kriterlerin işletilmesi gerektiğini kaydeden Prof. Ergil, şöyle devam ediyor:
"Ama maalesef her yerde böyle olmuyor. Başkanlık sistemine geçildiği zaman tek adamın tercihleri ağır basıyor ve biraz daha denetlenemez bir otorite düzenine geçiliyor. Ama bu bir kültür meselesidir. Ülkeden ülkeye uygulamalar farklılık gösterir. Yani başkanlık sisteminin ne yönde işleyeceği, toplumsal bir tercih olacak."
Ergil, Türkiye'nin kuruluş ideolojisinin 'milliyetçilik' olduğunu hatırlatıyor ve "Türkiye'nin daha da milliyetçi bir döneme girdiğini söyleyebiliriz" diye konuşuyor.
Bu habere tepkinizi seçin
Bir emojiye dokunarak tepkinizi paylaşabilirsiniz.
Tarih: 09-07-2018