içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Türkiyeli Ermenilerin unutmadığı acı: 1915

1915'te yaşananlar Türkiye'nin koşulları nedeniyle gündemlerinden uzak. Ancak gönüllerde. İstanbullu Tamar Gurdikyan, "Bir çok kaybımız var, nerede olduklarını bilmiyoruz" diyor.

Türkiyeli Ermenilerin unutmadığı acı: 1915

 

"Elbette, 24 Nisan günü söylenenlere kulak kabartmayacaklar değil. Ama, Türkiye'deki Ermeni toplumu, '24 Nisan'da ne olacak acaba' diye bir ruh halinde yaşamıyor bugün."

 

80 milyonluk Türkiye'deki yaklaşık 60 bin kişilik Ermeni azınlığın haftalık gazetesi Agos'un genel yayın yönetmeni Yetvart Danzinkyan, çok tartışmalı 1915 olaylarının arifesinde böyle söylüyor.

 

Danzinkyan 103 yıldır sorulan benzer sorularla ilgili "Ama bu demek değil ki her Ermeni'nin andığı, yüreğinde hissettiği bir gün değil" diyor ve 1915'in, hemen her Ermeni ailesinin yaşamış olduğu bir trajedi olduğunu belirtiyor.

 

Bursa'dan İstanbul'a aynı yıllarda zorla göç ettirilen ailesinden, amcalarının akıbetlerini hala bilmediklerini anlatıyor, 53 yaşındaki İstanbullu Tamar Gurdikyan. "Bir çok kaybımız var, nerede olduklarını bilmiyoruz" diyor.

 

Her ikisinin de ortak söylemi, bugünkü politik atmosferde, 1915'in çok geri planda kaldığı. Ermenistan dışındaki Ermenileri ifade etmek için kullanılan "diaspora"nın yaygın "Ermeni soykırımı" söylemi ve bu görüşte olan parlamentoların yasalaştırdığının aksine, "soykırım" sözünü kullanmıyorlar.

 

24 Nisan 1915'in anlamı 

 

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzinkyan

Yüz binlerce Ermeni'nin tehcir edildiği, göçe zorlandığı, zorlu koşullar nedeniyle yollarda öldüğü, katledildiği süreci, genel olarak, "üzücü olaylar", "kötülük", "fırtına", "inkar" diye anıyorlar.

 

24 Nisan 1915, İstanbul'daki önde gelen Ermenilerden yüzlercesinin gözaltına alınmasından sonra, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki yüz binlercesinin ölümüyle sonuçlanacak zorunlu göçün sembolik başlangıç tarihi.

 

Kurucusu Hrant Dink'in 2007 yılında halen aydınlatılamayan milliyetçi bir cinayete kurban gittiği yaklaşık 20 yıllık Agos gazetesinin şimdiki genel yayın yönetmeni Danzinkyan, "Devlet, elbette tanımalıdır" diyor. Ama, en azından bu yıl için bunu realist bulmuyor.

 

Beklentisi şu: "103 yıl önce Ermeniler'e bu topraklarda bir kötülük yapıldığının, hiç olmazsa kabul edilerek başlanması gerektiğini ve sonucunda yurtlarından edilmiş, öldürülmüş Ermenilerle ilgili daha adil bir tavır geliştirilmesini talep ediyorum."

 

Gurdikyan, 1915'in 100 ya da 103'üncü yıl anmasının sembolik olduğu düşüncesinde. "Özellikle, milliyetçi reflekslerin bu kadar büyüdüğü, her yeri sardığı bir zamanda" diyor.

 

Şöyle devam ediyor: "Bundan kısa zaman önce işler biraz daha yumuşaktı. Kürt açılımı konuşuyorduk, Ermeni meselesi çok daha rahatlıkla konuşuluyordu. Şimdi bu konuda konuşmak zaten çok daha sakıncalı hale geldi. Yakın bir gelecek için de pek bir umudum yok."

 

"Kürt açılımı" ya da "çözüm süreci" diye adlandırılan bu süreç, 2015'te yaklaşık iki yılın ardından kesilmişti.

 

Danzinkyan, o günden bakınca, "Bir şeyin değişmediğini görmenin yorgunluğu, yılgınlığı ve bunlarla ilgilenildiği zaman milliyetçi grupların hedefinde olmanın getirdiği sıkıntı ve gerginlik var" diyor.

 

Yaklaşık 3 milyon nüfuslu Ermenistan'dakilere ek olarak tahminen en az bu kadar daha Ermeni yurt dışında yaşıyor. Yüz binlercesinin 1915'li yıllarda Türkiye'den gittiği tahmin ediliyor.

 

 

 

"Erivan'da, 1915'in hatırasını, dükkanlara, sokaklara, caddelere, üniversitelere verdikleri isimlerden de anlıyorsunuz. Ermenistan'da 1915 hala çok canlı. Ve sanki dün yaşanmış, hatta bugün yaşanıyormuş gibi de düşünülüyor, algılanıyor."

Okuyucu Tepkileri

Bu habere tepkinizi seçin

0 tepki

Bir emojiye dokunarak tepkinizi paylaşabilirsiniz.

Tarih: 25-04-2018

FACEBOOK YORUM
Yorum