içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Sur ve Hasankeyf için eylemi: Gitmiyoruz, gitmeyeceğiz

28 Nisan Sur ve Hasankeyf Küresel Eylem Günü nedeniyle Batman, Diyarbakır, Van ve Urfa’nın da aralarında bulunduğu bir çok kentte yapılan eş zamanlı eylemlerde, “Surdayız, Hasankeyf’teyiz, Dicle’deyiz, gitmiyoruz, gitmeyeceğiz” denilerek, Ilısu Barajı ile Sur’daki yıkımın durdurulması istendi.

Sur ve Hasankeyf için eylemi: Gitmiyoruz, gitmeyeceğiz

Hasankeyf Gönüllüleri ve Sur’la Dayanışma Platformu, 28 Nisan Sur ve Hasankeyf Küresel Eylem Günü kapsamında Galatasaray Meydanı’nda basın açıklaması düzenledi.

 

“Sur ve Hasankeyf için hala vakit var”, “Su ve Hasankeyf için ses ver” pankartını açan grup, “Hasankeyf’te yıkım ve taşınma dursun halk göçe zorlanmasın”, “Sur’a Hasankeyf’e Çekerek Irmağı’ndan bin selam” el dövizleri açtı.
Grup adına ortak açıklamayı dansçı Zeynep Tanbay yaptı.

 

Mezopotamya Ekoloji Hareketi, Sur’un Yıkımına Hayır Platformu, Sur’la Dayanışma Platformu ve Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi tarafından hazırlanan ortak basın açıklamasını dansçı Zeynep Tanbay yaptı.

 

“SUR VE HASANKEYF’İN SESİ İÇİN BİR ARADAYIZ”

 

Sur ve Hasankeyf’in sesini duyurmak için bir araya geldiklerini söyleyen Tanbuy, “Bugün çok sayıda ülkede bu iki antik kent üzerinde devam eden yıkım ve taşınmanın durdurulması için eş zamanlı olarak bir dizi eylem ve etkinlik yapılacak. Biz de Sur’dan Sur’un sesini duyurmak için buradayız. Dicle ve Hasankeyf için buradayız. Bugün bu kentler ile ilgili tarihe bir not düşmek için buradayız, Bu doğal ve tarihsel alanların çığlığını dünyaya duyurmak için buradayız” dedi.

 

‘MİRAS ALANLARI İÇİN YAPACAĞIMIZ ÇOK ŞEY VAR’

 

Asırlardır kesintisiz bir yaşamın sürdüğü Sur ve Hasankeyf’in yok olma ile karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Tanbay, “Dicle nehrinin kenarında bulunan bu iki kültürel ve doğal miras alanı, dar bir çevrenin ekonomik ve siyasi çıkarları uğruna son yıllarda telafisi mümkün olmayan çok boyutlu yıkımlara maruz kaldı.

 

 Bu yıkımlar karşısında yüksek siyasetin ilgisizliğini eleştiriyor ve bu sessizliğin kırılmasını istiyoruz artık. Neoliberal, rantçı, baskıcı ve savaşçı politikalara yıkımı ve yapımı ile malzeme haline getirilmek istenen bu ortak miras alanlarımız için yapabileceğimiz çok şey var” dedi.

 

Çatışmaların sona ermesinden sonra Sur’un gerçek sahiplerini teslim etme yerine yıkım yapıldığını ifade eden Tanbay, yasağın olmadığı mahallelerde “kentsel dönüşüm” bahanesiyle insanların zorla evlerinden çıkarıldığını kaydetti.

 

‘DEMOGRAFİK YAPIYI DEĞİŞTİRMEK İNSANLIK SUÇUDUR’

 

Sur’u insansızlaştırmanın ve demografik yapısıyla oynamanın insanlık suçu olduğunun altını çizen Tanbay, “Sur’da yasaklar neden kalkmıyor? Sur’daki hafriyatın tarih ile birlikte yok edilmesinin amacı neydi? Surluların evlerine ve mahallelerine dönmelerine neden izin verilmiyor? Ya orada yapılan villalar kimlere satılacak?” diye sordu.

 

Tanbay, Sur ile ilgili mahallede oturan yurttaşlar, hukukçular, mimarlar ve göç uzmanları ile görüşmelerde ortaya çıkan taleplerini şöyle sıraladı:

 

welgmedya.com

 

Okuyucu Tepkileri

Bu habere tepkinizi seçin

0 tepki

Bir emojiye dokunarak tepkinizi paylaşabilirsiniz.

Tarih: 28-04-2018

FACEBOOK YORUM
Yorum