içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Öcalan ve Demirtaş arasındaki temel fark: Başkanlık düzeni ve demokrasi anlayışı

Öcalan ve Demirtaş arasındaki temel fark: Başkanlık düzeni ve demokrasi anlayışı
Haberi Sesli Dinle

WELG – ÖZEL | Türkiye siyasetinde Kürt hareketinin iki önemli ismi, Abdullah Öcalan ve Selahattin Demirtaş, yıllardır farklı stratejilerle gündeme geliyor. Bu farklılık, özellikle Türkiye’de başkanlık sistemine yaklaşım konusunda belirginleşiyor.

Demirtaş: “Seni başkan yaptırmayacağız”

HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 2015 seçimlerinde sarf ettiği “Seni başkan yaptırmayacağız” sözüyle Türkiye siyasetinde çarpıcı bir çıkış yapmıştı. Bu söylem, yalnızca Erdoğan’ın başkanlık hedefinin önüne set çekmek değil, aynı zamanda parlamenter ve çoğulcu bir sistemin savunusu olarak da okunmuştu.

Demirtaş’ın yaklaşımı, Kürt hareketinin Türkiye muhalefetiyle yan yana durabileceğini ve demokratik dengeyi parlamenter zeminde kurabileceğini gösteriyordu. Bu çizgi, Erdoğan’ın otoriterleşme sürecine karşı güçlü bir toplumsal direnç hattının da sembolü oldu.

Öcalan: Başkanlık düzeninde rol alma

Abdullah Öcalan’ın 2013’teki görüşme notlarına yansıyan sözleri ise çok farklı bir perspektifi ortaya koyuyor. Öcalan, “Biz Tayyip beyin başkanlığını destekleriz. Biz temelde AKP ile bir başkanlık ittifakına girebiliriz” diyerek, başkanlık sistemini desteklemeye açık olduğunu belirtmişti.

Öcalan’ın bu yaklaşımı, Kürt sorununun çözümü için iktidarla kurumsal bir ittifaka dayalı pazarlık arayışını yansıtıyor. Yani Demirtaş’ın muhalif çizgisinden farklı olarak, Öcalan başkanlık düzeni içinde bir aktör olarak rol alma fikrine sıcak bakmıştı.

Yeni parti iddiaları

Son dönemde kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Öcalan, “Türkiye” ifadesini taşıyan yeni bir parti hazırlığı içinde. Parti programını bizzat kaleme aldığı ve genel başkanlık için Pervin Buldan’ı düşündüğü öne sürülüyor.

Bu yeni parti iddiası, Öcalan’ın DEM Partisi’nin ötesine geçen, doğrudan kendi çizgisini temsil eden bir siyasi merkez oluşturma isteğini gösteriyor. Bu da, Kürt siyaseti içindeki farklı yönelimleri daha da belirginleştirecek gibi görünüyor.

Demokrasi ve çoğulculuk ayrımı

. Demirtaş, başkanlık düzenini reddedip çoğulcu ve parlamenter demokrasiyi savunurken,

. Öcalan, başkanlık sisteminde yer alarak Kürt meselesini iktidar üzerinden çözmeye yönelik pragmatik bir yol arayışına girmişti.

Bu fark, Kürt siyasetinde demokrasi anlayışının iki ayrı yorumunu ortaya koyuyor:

. Biri halkın çoğulcu iradesini güçlendirmeyi temel alan muhalif-demokratik hat (Demirtaş),

. Diğeri ise iktidarla pazarlık üzerinden çözüm arayan pragmatik çizgi (Öcalan).

Türkiye’de önümüzdeki dönemde DEM Partisi’nin geleceği, HDP’nin kapatma davası ve Öcalan’ın yeni parti hazırlıkları, Kürt siyasetinde yeni bir yol ayrımını gündeme getirebilir. Eğer Demirtaş serbest kalır ve siyasete dönerse, Öcalan’ın partisiyle arasındaki bu farklı demokrasi anlayışı, Kürt hareketinin geleceğinde belirleyici olacak.

@welgmedya.com

Tarih: 15-09-2025

FACEBOOK YORUM
Yorum