“Her İlde Üniversite”den “Türkiye Yüzyılı”na: 20 yılda eğitim nereye gitti?
Fotoğraf : Welg Medya
WELG - ÖZEL | Türkiye’de son 20 yılda eğitim sistemi sık aralıklarla değişen müfredatlar, 4+4+4 düzenlemesi, imam hatip okullarının hızlı genişlemesi ve “her ile üniversite” politikasıyla köklü biçimde dönüştü. Kapsamlı tablo; erişimde büyüme, ancak nitelikte ve yönetişimde kalıcı sorunlar olduğunu gösteriyor.
Müfredat: Sık değişim, tartışmalı yönelim
2024’te açıklanan “Türkiye Yüzyılı Eğitim Modeli” eleştiriler eşliğinde kademeli uygulanmaya başladı. Hükümet “milli değerler” vurgusunu öne çıkarırken, muhalefet ve eğitim sendikaları bilimsel seküler eğitimin geri plana itildiğini savunuyor; kimi sendikalar yargı süreci hazırlığında.
4+4+4: Kırılma anı 2012’de yürürlüğe giren 4+4+4 sistemi, kesintisiz ilköğretimi parçaladı; ortaokul kademesinde farklı programlara (meslek, imam hatip vb.) erken yönelimi mümkün kıldı. Düzenleme hem pedagojik süreklilik hem de fırsat eşitliği açısından yoğun biçimde tartışıldı.
İmam hatiplerin genişlemesi
2012’den sonra imam hatip ortaokullarının da açılmasıyla öğrenci sayısı 5 yılda 5 kat artarak 1,3 milyona ve okul sayısı 4.000’in üzerine çıktı (2018 verisi). Bu genişleme, genel liselerin dönüştürülmesi ve seçmeli din derslerinin artmasıyla birlikte okullaşmanın yönünü etkiledi.
“Her ile üniversite”: Nicelik büyüdü, nitelik tartışmalı
Yükseköğretimde üniversite sayısı hızla arttı; devlet üniversiteleri 2003’te 53 iken 2018’de 129’a çıktı. Toplam kurum sayısındaki artış, öğretim elemanı kapasitesi, araştırma çıktıları ve akreditasyon kalitesiyle her zaman paralel ilerlemedi; pek çok yeni kampüste nitelik sorunu gündeme geldi.
Öğrenci başarısı: PISA sonuçları karışık
PISA 2022 verilerine göre Türkiye’nin matematik ve fen ortalaması 2018’e göre anlamlı bir değişim göstermedi, okuma alanında sınırlı artış var. Ülke içi başarı farkları ve okullar arası eşitsizlikler sürüyor. OECD, erişim artışını kabul ederken kalite ve yönetişim alanında yapısal adımlar öneriyor.
Yönetişim: Aşırı merkezileşme, kırılgan kalite güvencesi
OECD’ye göre Türkiye’de eğitim kararlarının büyük bölümü merkezde alınıyor; bu da müfredatın sık ve tepeden inme değişimine, saha uyum sorunlarına ve uygulamada tutarsızlığa yol açabiliyor.
Sonuç: Erişim arttı; nitelik, eşitlik ve özerklik beklemede
Son 20 yılda okullaşma ve kurum sayısı nicel olarak arttı. Ancak sık müfredat değişiklikleri, imam hatip ağırlığı üzerinden yürüyen ideolojik yönelim tartışmaları, yükseköğretimde hızlı yayılmanın getirdiği kalite açığı ve merkezileşmiş yönetim, niteliği sınırlıyor. Uzmanların altını çizdiği başlıklar; şeffaf kalite güvencesi, öğretmen niteliği ve mesleki gelişim, okul-özerklik dengesi ve ölçme-değerlendirmede tutarlılık.
@welgmedya.com
Tarih: 24-09-2025