içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Elazığ Cezaevide işkence baskı kötü muamele bitmiyor

İşkence kötü muameleyle anılan Elazığ Cezaevi’nde gardiyanların, “yan odadakilerle konuştukları” gerekçesiyle tutuklara işkence yaptıkları belirtildi. Saldırıda ağır darbeler alan tutuklu Medeni Kiye’nin konuşma yeteneğini kaybettiği söyleniyor.

Elazığ Cezaevide işkence baskı kötü muamele bitmiyor

Elazığ cezaevinde ne oluyor?  

 

Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ndeki ihlallerin ardı arkası kesilmiyor. Gardiyanların, 4 Ağustos’ta yan odalardaki arkadaşlarıyla konuşan tutukları darp ettiği belirtildi. “Konuşma” gerekçesiyle 15 tutuklunun darp edildiği aktarıldı. Gardiyanların saldırısında ağır darbe alan Medeni Kiye’nin bilincini kaybettiği halde hastaneye kaldırılmadığı kaydedildi.

 

‘300’E YAKIN TEKLİ ODA BULUNUYOR’

 

Elazığ Cezaevi Kampüsü içerisinde 1 ve 2 No’lu Yüksek Güvenlikli cezaevlerinde toplamda 300 yakın tekli oda bulundurulduğuna vurgulayan Şeker, “Tekli oda olarak adlandırdıkları, aslında hücre ve tecrit yeri olarak değerlendirdiğimiz odalar. O odalarda şu anda 60’a yakın tutuklu bulunmakta” dedi. 

 

‘AĞIR HASTALAR TEKLİ ODADA TUTULUYOR’

 

Bu uygulamaların dışında sağlık ve revire çıkmanın problemli olduğunu da hatırlatan Şeker, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tutukluların, revir koşullarında tedavi edilememe sorunları var. Örneğin; tekli hücrede kalan kalp hastası olan Leşker Acer, Yaşar Kırmız, ağır hasta hükümlü ve tek odada kalıyor. Yine Gürbüz Topçu, bir tarafı tamamıyla felç bir gözünü kaybetti ve tedaviye ihtiyacı var. Tekli odada tutuluyor. Temel ihtiyaçlarını karşılayamaz durumda olan tutuklular ve hükümlüler de tekli odalarda tutuluyor. Bir kalp hastasının yanında mutlaka birinin olması gerekir. Bu, raporlarında mevcut; ancak idarenin keyfi bir şekilde tekli odada tutması durumu söz konusu. Böylelikle tedavileri aksıyor.” 

 

2006 yılında Erzurum’da tutuklanan Medeni Kiye, İzmir, Patnos ve daha sonra Elazığ’ya istemi dışında sevk edildi. Elazığ Cezaevi’nde uzun hücrede tutulan Kiye, kalp krizi geçirdikten sonra diğer tutukluların bulunduğu odaya götürüldü. Sol tarafı da sürekli uyuşan Kiye’nin ablası Hatice Kiye, kardeşinin darp edildikten sonra konuşma yetisini kaybettiğini söyledi.

 

TELEFON GÖRÜŞMESİ YAPAMADI

 

İşkenceyi duyduklarında girişimlerde bulunduklarını söyleyen Kiye, Van Barosu komisyonuna başvurduklarını, İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi’ne de suç duyurusunda bulunduklarını dile getirdi. Kiye, abisinin durumuyla ilgili şunları aktardı: “Geçtiğimiz Perşembe günü avukatlar abimle görüşme aldıklarında, hiçbir şekilde konuşamadığını ve yazarak iletişim kurduğunu anlattılar. Abimin konuşmama durumu, işkencenin boyutunu gözler önüne seriyor. Nasıl bir vahşettir ki elinizde olan bir tutsağı bu derece darp edebiliyorsunuz. Pazartesi günü cezaevini aradığımızda ‘Bununla ilgili size hiçbir şekilde bilgi veremeyiz, bizim yetkimiz dışındadır' denildi. Perşembe telefon görüşmesi gününde aramasını bekledik. Normalde saat 11.00’de araması gerekiyordu. Aramayınca defalarca cezaevini aradım. Her seferinde ‘Problem yok arayacak sizi’ denildi. En son saat 16.00’da aradığımda 'Yönlendiriyoruz' dediler. Fakat daha sonra telefonu kapatıp hiç cevap da vermediler. Daha bir tutuklunun yakını bizi aradı. Medeni’nin konuşamadığından dolayı telefon görüşmesi yapamadığını söyledi.” 

 

TALİMAT MÜDÜRDEN 

 

Abisinin yaşamından endişe duyduklarını söyleyen Kiye, işkencenin ne boyutta olduğunu bilmediklerini vurguladı. Cezaevi müdürünün talimatıyla saldırının gerçekleştirdiğini savunan Kiye, “Bir hukuk devleti bu kadar aciz olmamalıdır. Elindeki tutsağı bu kadar acizane bir şekilde darp etmemelidir. Hiçbir şekilde cezaevinde muhatap bulamıyoruz. Avukatlar başsavcı vekiliyle görüşmüşler ve onlar da suç duyurusunda bulundu. Aile olarak suç duyurusunda bulunduk” dedi. 

 

‘İNSANLIK SUÇUDUR’

 

Birçok cezaevinde işkencenin olduğunu söyleyen Kiye, “Hukuk devleti olduklarını iddia ediyorlar. Ama hiçbir şekilde bir dönüş yapılmıyor. Yetkililerin hiçbiri buna ses çıkarmıyor. Uluslararası kuruluşlar da bu şekilde. Onlar da Türkiye’ye karşı gözlerini kapatmış, kendi haline bırakmış. Aile olarak bunun peşini bırakmayacağız.  Bu insanlık suçudur” şeklinde konuştu.

 

Okuyucu Tepkileri

Bu habere tepkinizi seçin

0 tepki

Bir emojiye dokunarak tepkinizi paylaşabilirsiniz.

Tarih: 13-08-2019

FACEBOOK YORUM
Yorum