Devlet Aleviliğe Yeni Kalıp, Yeni İstikamet Çiziyor
WELG | Türkiye’de Aleviliğe dair yeni bir düzenleme gündemde. Alevi-Bektaşi Kültür Cemevi Başkanlığı kapatılarak yerine doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na bağlı “Alevi-Bektaşi İnanç Başkanlığı” kurulması planlanıyor. Tasarıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Welg Medya Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Demir, bu adımın devletin Alevi inancını tanımak değil, onu “İslam çatısı altında eritmek” amacı taşıdığını belirterek eleştirilerin yükseldiğine dikkat çekti.
Cumhurbaşkanlığına Bağlı Yeni Yapı
Hazırlanan taslağa göre Alevi-Bektaşi İnanç Başkanlığı, tıpkı Diyanet İşleri Başkanlığı gibi doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na bağlanacak. Kurum özerk bütçeli olacak, başkan ve üyeler 5 yıllığına Cumhurbaşkanı tarafından atanacak. Yedi kişiden oluşacak kurulun görev, yetki ve sorumlulukları da yasa ile belirlenecek.
Bu yapı, cemevleri üzerindeki tüm iş ve işlemleri yürütme yetkisine sahip olacak. Böylece cemevlerinin statüsü, işleyişi ve hatta kimler tarafından yönetileceği artık bağımsız inanç önderlerinin değil, devletin belirlediği bir kurumun kontrolüne bırakılacak.
Cemevlerine Personel Ataması
Taslakta, Türkiye genelindeki 2105 Alevi-Bektaşi Cemevi önderinin atama yoluyla görevlendirilmesi öngörülüyor. Her ne kadar bu atamalarda öneri cemevlerinden gelse de son söz yine devlete ait olacak. Alevi kurumları, bu düzenlemenin Aleviliğin temelini oluşturan “rıza kültürüne aykırı” olduğunu ve inanç önderlerini toplumun değil devletin belirleyeceğini vurguluyor.
“Tanıma Değil, Asimilasyon”
Resmi gerekçede cemevlerinin ibadethane statüsüne kavuşturulabileceği, mülkiyet sorunlarının çözüleceği ve giderlerin karşılanacağı belirtiliyor. Ancak Alevi çevrelerine göre bu düzenleme, inancı özgürleştirmek değil, devletin resmi ideolojisine uydurmak anlamına geliyor.
Eleştiriler, bu tasarıyla Aleviliğin ayrı bir inanç olarak tanınmasının değil, Şii-Sünni İslam potasında eritilmesinin hedeflendiği yönünde yoğunlaşıyor.
“Yeni İstikamet” Tartışması
Alevi kurumları, devletin bu adımla Aleviliğe “yeni bir istikamet” çizmeye çalıştığını ifade ediyor. Alevi toplumunun yıllardır dile getirdiği Madımak Oteli’nin İnsan Hakları Müzesi yapılması, 10 Muharrem’in resmi tatil ilan edilmesi, müfredata Alevilik derslerinin eklenmesi gibi talepler ise taslakta yalnızca sembolik düzeyde yer buluyor.
Asıl değişiklik, Alevi inancının bağımsız kimliğini yok sayarak, onu devletin tanımladığı ve kontrol ettiği bir “resmi inanç kalıbına” dönüştürmek olarak görülüyor.
Eleştiriler Yükseliyor
Avrupa Alevi örgütleri başta olmak üzere Türkiye’deki birçok Alevi kurumu, bu düzenlemeyi “asimilasyonun kurumsallaşması” olarak değerlendiriyor. Cemevlerinin bağımsızlığı, rıza kültürünün korunması ve inanç önderlerinin toplumun özgür iradesiyle belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Alevi kurumları, devletin çizdiği kalıbı kabul etmeyeceklerini dile getiriyor.
@welgmedya.com
Bu habere tepkinizi seçin
Bir emojiye dokunarak tepkinizi paylaşabilirsiniz.
Tarih: 25-08-2025