içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Dersim Araştırma Merkezi: Engin Eroğlu’nun akıbeti açıklansın

Dersim Araştırma Merkezi, Dersim’in Ovacık ilçesinde kaybolan Engin Eroğlu'na dair yazılı bir açıklama yaparak Eroğlu’nun akıbetinin açıklamasını istedi.

Dersim Araştırma Merkezi: Engin Eroğlu’nun akıbeti açıklansın

İlçede 4 gün önce hayvanlarını otlatmak için kırsal kesime giden ve kendisinden bir daha haber alınmayan 27 yaşındaki Eroğlu'nun bulunması ve akıbetinin belirlenmesi için yazılı bir açıklama yapan Dersim Araştırma Merkezi, ‘Eldeki veriler ve devletin buradaki teknolojik olanakları baz alındığında, Dersim'in her tarafı kontrol ve tüm giriş-çıkışları kayıt altındayken,  çok kısa bir sürede aydınlatılabilecek bir olayın günlerdir netlik kazanmamış olması ve ortalığın kirli, manipülatif bilgilerden geçilemez hale getirilmesi, durumu şaibeli hale getiriyor!’ dedi.

 

Açıklamanın devamı şu şekilde:

“Öncelikle Engin'in suya düşme ihtimali dışındaki, örneğin kaçırılma, kasten öldürülme, karanlık bir elin devrede olma veya şu an yaşıyor olabilmesi gibi seçenekler neden ve hangi gerekçelerle devre dışı bırakılıyor? Bagaj kapağının çarptığı düşünülen otobüsteki bir yolcunun delil sayılan görüntüleri kamuoyu ile neden paylaşılmıyor? Otobüs şoförünün anlatımları ile bize anlatılan senaryo neden uyuşmuyor ve eğer doğruluğu kesinse otobüsle ilgili iddialar neden netlik kazanmıyor? Eğer gerçekten suya düştüyse, arama faaliyeti neden kıyı araması dışında suya dalabilen profesyonel ekipler tarafından yapılmıyor? Drone'la yukarıdan bakmak gibi ek seçenekler neden devreye sokulmuyor? Bunun dışında, ortalıkta dolaşan ve bilgi kirliliği dışında sonuca ulaşmaya hizmet etmeyen birbirinden farklı iddialara neden bir açıklama ya da yalanlama getirilmiyor?

Ovacık ilçe jandarma komutanının, kaybolduğunun fark edilmesinden bir süre sonra Engin’in ağabeyini telefonla arayıp "Engin’in cesedi Torunova yakınlarında bir yerde gidin alın" dediği doğru mudur, doğruysa bu açıklamasını neye dayandırmıştır?

Dersim halkı ve aile, bu ve benzeri bir çok soruyla başbaşa bırakılırken, olay karartılmaya mı çalışılıyor? Bir fotoğrafında, Mehmet Uzun'un "Aşk Gibi Aydınlık, Ölüm Gibi Karanlık" kitabını okuduğu görülen Engin'imizin, eğer öldüyse ölümü karanlıkta mı bırakılmak isteniyor? Bu olay daha önce yaşanan Pertek ve Mazgirt'teki cinayetlerle birleştirildiğinde, acaba Dersim'de karanlık bir el korku iklimi mi yaratmaya çalışıyor?

Eğer değilse, yetkililerden çok acele net bir açıklama yapmasını ve kamuoyunu rahatlatmasını bekliyoruz! Resmi makamları ve yetkilileri daha duyarlı olmaya, bu olayı tüm detaylarıyla birlikte bir an önce aydınlatılmaya davet ediyoruz!. Engin'in babasından alınan kan örnekleriyle olay yerindeki kan izlerinin analiz sonuçlarının da bir an önce açıklanmasını talep ediyoruz!

Bu ve benzeri kayıp olaylarına Dersim toprağı hiç yabancı olmadığı için tedirginiz! Bütün bir halk olarak çocuğumuzu/kardeşimizi arıyoruz ve bulana kadar bu olayın peşini bırakmayacağız! Dersim ve Dersim halkı sahipsiz değildir! Halkımızın tekrar korkutulmasına, tedirgin edilmesine, göçe zorlanmasına, köylerimizin ve yazı-yabanlarımızın güvensiz bir yer haline getirilmesine, gençlerimizin ortadan sessizce kaybedilmesine izin vermeyeceğiz!.”

 

Okuyucu Tepkileri

Bu habere tepkinizi seçin

0 tepki

Bir emojiye dokunarak tepkinizi paylaşabilirsiniz.

Tarih: 19-06-2019

FACEBOOK YORUM
Yorum