içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Dergâhlar Rant Kapısı Oldu: Bir Yanda Derinciler, Diğer Yanda Avrupa’daki Rantçılar

Dergâhlar Rant Kapısı Oldu: Bir Yanda Derinciler, Diğer Yanda Avrupa’daki Rantçılar

WELG | Dersim’de Alevi inancının kutsal mekânlarından biri olan Düzgün Baba’da yaşanan silahlı kavga, sadece bir asayiş vakası değil, inancın uğradığı dejenerasyonu da yeniden gözler önüne serdi. Yaşar Seyrek ve yeğeni Deniz Seyrek’in yaşamını yitirdiği olayın ardından, kamuoyunda şu soru yankılanıyor: “Kutsal mekânlarda nasıl bu kadar kan dökülebilir?”

Kutsal dağ, kirli hesapların gölgesinde

Düzgün Baba Dağı, yüzyıllardır Aleviler için bir inanç, adak, arınma ve niyaz yeridir. Ancak bugün bu dergâh, inançsal derinliğinden kopartılıp bir görüntü, bir tabela ve en kötüsü bir rant alanına çevrilmek isteniyor.

Dersim’deki bazı çevrelerin, özellikle "derinci" olarak adlandırılan ve inançla ilişkisi zayıf fakat siyasi ve maddi hesapları güçlü grupların, bu mekânlar üzerinden nüfuz alanı kurduğu konuşuluyor. Aynı zamanda Avrupa’da faaliyet yürüten bazı  sözde dedeler, benzer şekilde bu kutsal mekânlar üzerinden temsiliyet ve fon yarışına girmiş durumda.

İnanç değil, çıkarlar çatışıyor

Yaşanan olay, sadece bireysel bir cinnet değil. Dergâhları temsil eden yapılar, toplumu birleştirmek yerine ayrıştırıyor. Bir yanda “bizim dedemiz” diğer yanda “bizim derneğimiz” anlayışıyla yürütülen kısır çekişmeler, Alevi inancının özüne ihanet eder boyutta. Düzgün Baba gibi mekanlarda bile bu çıkar çatışmalarının zemini oluşmuş durumda.

Bugün Düzgün Baba’da canlar toprağa düşerken, çok sayıda kurum ve kişi sadece sosyal medyada kınama mesajları yayımlıyor; fakat hiçbiri “biz nerede hata yaptık?” sorusunu sormuyor.

Avrupa’daki yapılar: İnanç mı, pozisyon mu?

Avrupa'da bulunan bazı Alevi kurumları da inançsal temsil iddiasıyla hareket ederken, yıllardır şeffaf olmayan maddi süreçler, sahte üyeliklerle şişirilen kongreler, kişisel pozisyon hesapları gibi konularla gündeme geliyor. Bu yapılar, Düzgün Baba gibi değerleri sembolik olarak sahiplenip, gerçek mücadeleyi içi boşaltılmış temsillerle gölgeliyor.

Ayaz bir gerçek: Düzgün Baba da, inanç da yalnız bırakıldı

Bugün Düzgün Baba Dağı’nın eteklerinde yaşanan trajedi, aslında Aleviliğin kolektif olarak ne kadar sahipsiz bırakıldığının bir göstergesi. İnanç yoluna değil, tabelaya, fotoğrafa, temsile oynayan yapılar; öze değil, görünene odaklanan anlayışlar; bu inancı “ayazda” bırakmıştır.

Gerçek bir yüzleşme için artık acıtan sorular sorma zamanı:
Dergâhlar kimin elinde? İnancı kim temsil ediyor? Ve biz, Aleviler olarak neyi kaybettik?

@welgmedya.com

Okuyucu Tepkileri

Bu habere tepkinizi seçin

0 tepki

Bir emojiye dokunarak tepkinizi paylaşabilirsiniz.

Tarih: 25-05-2025

FACEBOOK YORUM
Yorum