içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

AYM, Kamu Görevlisine Hakarette Ceza Alt Sınırını Görüşecek – İmamoğlu Davaları Sil Baştan mı?

Fotoğraf : Arşiv

AYM, Kamu Görevlisine Hakarette Ceza Alt Sınırını Görüşecek – İmamoğlu Davaları Sil Baştan mı?

WELG | Ankara – Anayasa Mahkemesi, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunda ceza alt sınırını yükselten TCK hükmünün iptali istemini 11 Aralık’ta gündemine alıyor. Olası bir iptal kararı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen iki mahkûmiyet kararını da doğrudan etkileyebilecek ve sürecin “sil baştan” yaşanmasının önünü açabilecek.

Çorum’dan Gelen Başvuru 11 Aralık’ta AYM Gündeminde

AYM, Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin yaptığı başvuru üzerine, Türk Ceza Kanunu’nun 125/3-a bendinde yer alan “cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz” hükmü ile TCK 131’deki “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlar” ibaresinin Anayasa’ya uygunluğunu inceleyecek.

Başvuruya göre, kamu görevlisine hakarette cezanın otomatik olarak ağırlaştırılması, ifade özgürlüğünü güvence altına alan Anayasa’nın 26. ve basın özgürlüğünü düzenleyen 28. maddeleriyle bağdaşmıyor; ayrıca eşitlik ve ölçülülük ilkelerini ihlal ediyor.

İmamoğlu’nun İki Dosyası da Bu Maddeye Dayanıyor

AYM’nin önündeki olası iptal kararı, Ekrem İmamoğlu hakkında verilmiş iki kritik mahkûmiyet kararını doğrudan ilgilendiriyor:

- İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e yönelik sözleri nedeniyle verilen 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası,

- Kamuoyunda “ahmak davası” olarak bilinen, YSK üyelerine yönelik ifadeleri nedeniyle verilen 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası.

Her iki dosyada da İmamoğlu, “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” kapsamında yargılandı ve ceza alt sınırı, kamu görevlisi olması gerekçesiyle yükseltildi.

AYM’nin TCK 125/3-a hükmünü iptal etmesi durumunda, bu dosyalarda ceza alt sınırı ve “kamu görevlisi” koruması nedeniyle uygulanan ağırlaştırma yeniden tartışmaya açılabilecek; şikâyet şartı ve yaptırım aralığı bakımından süreçlerin başa dönmesi gündeme gelebilecek.

“Ağır Ceza İfade Özgürlüğüyle Bağdaşmıyor”

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Şirin, ANKA’ya yaptığı değerlendirmede, kamu görevlisine hakarette özel olarak ağır ceza öngören düzenlemenin çağdaş hukukla uyumsuz olduğuna dikkat çekti:

“Bir kişinin bir kişiye hakaret ettiği iddiası, çoğu ülkede artık ceza yargılamasının değil, tazminat davalarının konusu. Türkiye’de hakaret hâlâ suç. AYM önündeki mesele, hakaretin suç olup olmamasından ziyade, kamu görevlilerine yönelik olduğunda cezanın neden daha da ağırlaştırıldığıdır. Kanımca TCK 125/3, Anayasa’nın düşünceyi açıklama özgürlüğünü düzenleyen 26. ve basın özgürlüğünü düzenleyen 28. maddesine aykırı.”

Şirin, AYM ve AİHM içtihadını hatırlatarak, “Kamu gücünü kullananların, diğer kişilere göre daha geniş eleştiri ve hatta sert, rahatsız edici ifadelere katlanma yükümlülüğü bulunduğunu” vurguladı; buna rağmen kamu görevlisine hakarette ayrı ve daha yüksek ceza sınırı belirlenmesinin, bu ilkeyi tersine çevirdiğini belirtti.

“Ceza Alt Sınırı İfade Özgürlüğü Üzerinde Caydırıcı Etki Yaratıyor”

Prof. Şirin, ağırlaştırılmış cezanın demokraside denetim hakkını zayıflattığını da şu sözlerle ifade etti:

“Ceza hukukunda ayrı bir alt sınır öngörülmesi, ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı bir etki yaratmakta; kamuoyunun görev yapan yetkilileri denetleme hakkını zayıflatmaktadır. Bu nedenle hükmün iptali gerekir.”

Şirin, kamuoyunda “ahmak davası” olarak bilinen dosyada, Avukat Mehmet Pehlivan’ın talebi üzerine Prof. Dr. Adem Sözüer ile birlikte bilimsel mütalaa sunduklarını hatırlatarak, “Dünyadaki pek çok Anayasa Mahkemesi, benzer hükümleri iptal etti; AYM’nin de aynı yönde karar vermesi gerektiğini” ifade etti.

Olası Senaryo: İptal Kararı Çıkarsa Ne Olur?

Anayasa Mahkemesi’nin, kamu görevlisine hakarette ceza alt sınırını artıran TCK 125/3-a hükmünü ve buna bağlı düzenlemeleri iptal etmesi hâlinde:

- Kamu görevlilerine hakaret davalarında ceza alt sınırı yeniden şekillenecek,

- Bazı dosyalarda yeniden yargılama yolu açılabilecek,

- İfade özgürlüğü alanında, özellikle siyasetçilerin ve kamu otoritelerinin eleştirisi bağlamında önemli bir içtihat değişikliği gündeme gelecek.

Bu çerçevede İmamoğlu hakkında verilen iki mahkûmiyet kararı da, hem cezanın ağırlığı hem de siyasi yasak tartışmaları açısından yeniden masaya yatırılabilir.

@welgmedya.com

Okuyucu Tepkileri

Bu habere tepkinizi seçin

0 tepki

Bir emojiye dokunarak tepkinizi paylaşabilirsiniz.

Tarih: 09-12-2025

FACEBOOK YORUM
Yorum