içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Abdullah Öcalan'dan Yerel Demokrasi Mesajı: "Belediyeler Mikro Devlet Değil, Komün Olmalıdır"

Abdullah Öcalan'dan Yerel Demokrasi Mesajı:

WELG | AMED – DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu tarafından Amed'de düzenlenen Demokratik Yerel Yönetimler Konferansı'na gönderdiği mesajda Abdullah Öcalan, yerel demokrasinin hem Kürt sorununun demokratik çözümünün hem de Türkiye'nin demokratikleşmesinin temel anahtarı olduğunu vurguladı. Öcalan, merkeziyetçi devlet anlayışının kriz ürettiğini belirterek, "Demokratik entegrasyonun şah damarı yerel demokrasidir" dedi.

"Yerel Demokrasi Barışın ve Demokratik Çözümün Anahtarıdır"

Konferansa gönderdiği kapsamlı mesajda Öcalan, kapitalist modernitenin ve ulus-devlet modelinin yerel yönetim geleneklerini tasfiye ettiğini belirterek, dünyanın birçok yerinde yaşanan siyasal ve toplumsal krizlerin temelinde aşırı merkeziyetçi yönetim anlayışının bulunduğunu ifade etti.

Öcalan, "Yerel demokrasi ve demokratik anayasa formülü, Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümünün de formülüdür. Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde geliştirmeye çalıştığımız demokratik entegrasyon ancak yerel demokrasiyle anlamını bulabilir" değerlendirmesinde bulundu.

"Kayyım Politikalarının Kaynağı Demokratik Eksikliktir"

Mesajında son yıllarda uygulanan kayyım politikalarına da değinen Öcalan, yerel demokrasi mekanizmalarının zayıflatılmasının halk iradesinin yok sayılmasına yol açtığını belirtti.

Öcalan, "Son yıllarda uygulanan kayyım politikasının kaynağında yerel demokrasinin olmayışı yatmaktadır. Demokrasinin kolayca inkâr edilebildiği bir ülkede hiçbir sorun çözülemez" ifadelerini kullandı.

"Belediyecilik Küçük Devletçilik Değildir"

Mesajın en dikkat çeken bölümlerinden biri belediyecilik anlayışına ilişkin değerlendirmeler oldu. Öcalan, mevcut belediyecilik anlayışını eleştirerek yerel yönetimlerin halkın doğrudan katılımıyla yönetilmesi gerektiğini savundu.

"Belediyecilik küçük devletçilik değildir. Ama uygulanan sistem mikro devlettir" diyen Öcalan, belediyelerin bürokratik kurumlar değil, halkın doğrudan örgütlendiği demokratik komünler olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.

"Halk Bütün Kararlara Dahil Edilmeli"

Kent meclisleri ve kent konseylerinin güçlendirilmesini öneren Öcalan, yerel yönetimlerin temel sermayesinin halk olduğunu vurguladı.

"Halkın yönetime katılımı ve bütün kararlara dahil edilmesi esas alınmalıdır" diyen Öcalan, kadınların, gençlerin, emekçilerin, ekoloji hareketlerinin ve sivil toplum örgütlerinin yerel yönetim süreçlerinde aktif rol üstlenmesi gerektiğini kaydetti.

"Küçük Kırtasiyeci Akılla Belediyeler Yönetilemez"

Öcalan, mesajının son bölümünde yerel yönetim anlayışına yönelik şu dikkat çekici değerlendirmeyi yaptı:

"Yerel demokrasi zihni ve önemiyle belediyeler yönetilmelidir; küçük kırtasiyeci akılla belediyeler yönetilmemelidir. Temizlikten ulaşıma, sağlıktan eğitime kadar kentlerin tüm ihtiyaçlarına komün anlayışıyla çözümler üretilebilir."

"Barış Sürecinin Başarısı Yereldeki Demokratikleşmeye Bağlı"

Öcalan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin başarısının yerel yönetimlerde geliştirilecek demokratik uygulamalarla doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, demokratik halkçı belediyecilik anlayışının güçlenmesinin yeni siyasal ve toplumsal gelişmelerin önünü açacağını ifade etti.

Mesaj, konferans salonunda katılımcılar tarafından uzun süre alkışlandı.

@welgmedya.com

Okuyucu Tepkileri

Bu habere tepkinizi seçin

0 tepki

Bir emojiye dokunarak tepkinizi paylaşabilirsiniz.

Tarih: 08-06-2026

FACEBOOK YORUM
Yorum