28 Şubat Kararlarını Hüda Kaya'ya sorduk
28 Şubat ile ilgili görülen davada alınan kararları da dönemin en ünlü mağduru sevgili Kaya’ya sorduk. “Mahkeme kararları nasıl yorumluyorsunuz?”
Aldığım cevap şu:
“2013 yılında başlayan 28 Şubat darbecilerinin yargılanması davasına ben ve çocuklarım da müşteki olarak dahil olma talebinde bulunmuştuk. İlk iki davayı da takip etmiştim ve o günlerde yazdığım iki köşe yazımda bu davanın bir senaryo olduğunu, bir şov sergilendiğini ifade etmiştim.
Takip eden günlerde bizim müşteki olma müracaatımız reddedildi. Komedi gibiydi. O dönemin egemen siyasi temsiliyeti noktasında olan bazı kadın siyasiler 28 Şubat’ın mağdurları hatta neredeyse direnişçileri olarak yansıtılmaya başlanmıştı ama o süreçte lise öğrencileri olarak, özgürlük şiiri, özgürlük duası okuyan hatta Kur’an’dan ayet okuyan (Şuara 227) kızlarım, yazdığım yazının fotokopileri ile yakalanan on üç yaşındaki oğlum Terörle mücadelede gözaltına alınıp o günün DGM’lerinde idam ile yargılanmışlarken, şehir şehir cezaevlerinde dolaştırılmışlarken, bizlerin müşteki olma talebimiz bile kabul edilmeyen bir dava, zaten baştan sonucunun nasıl olacağını ortaya koymuştu.
Yıllardır bu davanın her duruşmasına şehirlerden otobüslerle insanlar Ankara’ya mahkemelere taşındı. Salonlar dolduruldu. Halbuki aynı zamanda bizlerin ve HDP’li vekilller ve arkadaşlarımızın mahkemelerde muhatap olduğumuz davranışlar, yasaklar, kısıtlamalar, araçların yollarda durdurulması, hatta bağlanması, yollarda insanların sayısız GBT’lere maruz kalarak gözaltına alınması gibi pek çok haksız uygulamalar 28 Şubat’larda bile yaşanmamıştı.
Mahkeme sonucu çıkan karar tam bir komedi ama AKP’li siyasiler inanılmaz ifadelerle bu kararı büyük bir hesaplaşma gerçekleşmiş ve darbeciler hak ettikleri cezaya çarptırılmışlar gibi yansıtıyorlar.
Yüzün üzerinde sanık olan 28 Şubat davasında kamuoyuna karşı bir imaj kotarması gibi yirmi bir kişiye müebbet cezası veriliyor ve yaş sebebiyle de bunu yatmayacaklar.
2015’te, Çetin Doğan, katıldığı bir TV tartışma programında, bir yandan o sürecin bir darbe olmadığını savunurken diğer yandan ‘Gericiler ve bölücülerin rejim için tehlike olduğunu’ ifade etmişti.
Bugün darbecilerle hesaplaştıklarını övünerek konuşan iktidar, kendi yaptıklarıyla darbecilerin yaşattıklarından çok daha ağırını ülkemiz insanlarına yaşatıyor.
Generallerin yaş sebebinden hapis yatmamaları kararı alınırken halbuki şu anda cezaevlerinde 80 yaşının üstünde kadınlar, yazarlar, gazeteciler ve kişisel ihtiyacını göremez durumda olan hasta mahkumlar var ve bütün itirazlara rağmen içeride tutulmaya devam ediliyorlar.
Darbeci deyince seçilmişlere yapılan müdahaleyi bilirdik. Şimdi ne yapılıyor?
Seçilmiş Parti eş başkanlarımız, vekillerimiz, belediye başkanlarımız hapisteler. Darbe mekaniği işlemeye devam ediyor. Dün olduğu gibi bugün de yine Kur’an’da barışı anlattığımız için yargılanıyoruz ve yine terörist olarak itham ediliyoruz. Fakat kısaca şunu belirteyim ki, bu günler de bin yıl sürmeyecek ve Şuara suresi 227. ayette olduğu gibi ‘Zalimler yakında nasıl bir devrimle devrileceklerini göreceklerdir.”
Welgmedya.com
Bu habere tepkinizi seçin
Bir emojiye dokunarak tepkinizi paylaşabilirsiniz.
Tarih: 15-04-2018